1953
senesinin 7 Ocağında, Kayseri`nin Pınarbaşı
ilçesinde dünyaya gelmişim. Söylediklerine göre, gelirken
elimde fırça veya kalem yokmuş. Ama kalemi ilk elime
geçirdiğim gün çizmeye başlamışım.
İşte o günden bu güne hep çiziyorum. Önceleri duvarlara,
sehpalara, koltuklara hatta elime yüzüme bile çizermişim.
Daha sonra, ders kıtaplarının satır aralarındaki
boşlukları dahi çizgilerimle doldurmaya özen gösterdiğimi
hatırlıyorum.
İlk ve orta okulu Ankara`da, liseyi Söke ve İzmir`de
okurken çizgilerimi oldukça ilerletmiş olmalıyım
ki artık kitap sayfalarındaki boşluklar bana
yetmez olmuştu. Yazılı kağıtlarını
da resimlerle doldurmaya başlayınca, tarih, coğrafya,
fizik, kimya gibi derslerin sanat sevgisinden yoksun öğretmenleri
tarafından hiç takdir edilmediğimi fark ettim. Takdir
edilmediğim yerde kalmak istemediğim için, Mithat
Paşa Sanat Lisesi`nin Makine Modelciliği bölümünde
3. seneyi okurken, 1973 yılında tahsil hayatımı
noktaladım.
Tekrar satır başı yapmam ise
tam yirmi yıl sonrasına rastladı. 1993 senesinde,
Belçika`da Genk Plastik Sanatlar Akademisi`ne kaydımı
yaptıdığmda, aslında tescilli bir ressamdım.
Çünkü askerliğimi 1975 senesinde, Ankara-Anıttepe
Jandarma Subay Okulu`nun resim atölyesinde, ressam olarak tamamlamıştım.
Genk Akademisinin 3. sınıfında verdiğim
dinlenme molası, şu an 2004 senesi itibariyla hala
devam etmekte...
Satmış olduğum birkaç tablo,
katıldığım birkaç sergi bana profesyonel
ünvan kazandırır mı
bilemiyorum ?... Ama yaşamımın sonuna kadar amatör
ruhumla çizmeye devam edeceğimi biliyorum...